İnsanlarda Feromon Hormonu

İnsanlarda feromon hormonunun bulunması ile birlikte eşeysel davranışların kontrollerinde önemli bir etkiye sahip olan pheromone hormonu ile ilgili bilim insanları bir çok çalışma yapmışlardır, şu ana kadar bilim dünyasının insanlar üzerinde kimyasal iletişim olarak adlandırdıkları bu feromon hormonunun burnumuzun iç kısmında yer alan vomeronazal (VNO) organ tarafından algılanarak beynimizin hipotalamus denen kısmına bir tür mesaj iletmesi sonucu etki-tepki davranışlarının sergilenmesinde önemli bir rol oynadığını deneylerle bilinmektedir.

Feromonlar her insanın kendine özgü bir eşi daha olmayan kimyasal imzalarıdır. insan feromonları başka canlılarda görüldüğü gibi kadınlarda ve erkeklerde bazı duygusal değişimlerde etkilidir. Peki insanlar bu pheromone hormonunu hangi bölgelerden yayıldığını ise bilim adamları şu şekilde açıklıyor; koltuk altları ve kasıkların bulunduğu bölgeler bu hormonun en çok salgılandığı yerlerdir.

Feromon hormonları ile insanlar kendi cinsini ayırt etmesi, kişinin kendi ailesini farkına varması, anne ve bebek arasındaki ilişkiyi, karşı cinsi saptamayı, bayan ve erkeklerde eş belirlemede, öpüşmede ve cinsel birleşmede feromonların çok büyük bir rol oynadığı söylenmektedir.
Feromon Hormonu Salgısı

İnsanlarda Feromonlar ve İşlevleri


Varsayılan deneylerde feromonun kimyasal salgısını gerçekleştiren 3 sınıf gözlemlenmiştir. Bunlar; Aksiller stereroidler (koltuk altından salgılanan kimyasallar), Alifatik asitler (kasık ve vajina etrafından salgılanan hormonlar) ve Vemeronasal organı (burnumuzun içerisinde bulunan spesiyal bir organ) olduğu düşünülmektedir, bu kimyasalların işlevleri ise aşağıdaki şekilde olduğu söylenmektedir.

1- Koltuk Altından Salgılanan Kimyasallar


Türümüzün koltuk altından salgıladığı 3 farklı pheromone hormonu bulunmaktadır. Bunlar; Adrostenon, Andtrostenol ve Androstadiyenon hormonlarıdır. İnsanlarda Feromon hormonları üzerinde yapılan araştırmalarda bu kimyasalların cinsellik üzerinde ne derecede etkin bir rol oynadığı gözlemlenmiştir.

a) Adrostenon Salgısı ve Özellikleri


1970 li yıllarda Dr George Dodd tarafından tespit edilen feromon çeşididir, kadınların daha aktif olarak salgılandığı bu pheromone karşı cinsten etkileşim içerisinde bulunmalarını sağlayan spesiyal özelliğe sahip bir hormon türüdür, bahsi geçen kimyasalı salgılayan kadınlarla temasa geçen kişiler karşı cinsi daha ''sempatik (sevimli)'' ve ''cana yakın'' olduğu saptanmıştır. Cinsel duyguların yaşanmasında etkin bir role sahiptir, Adrostenon salgısı üreten bayanların erkeklere göre daha alımlı ve çekici olduğu gözlemlenmiştir. Kadınların hamilelik dönemlerinde bu hormona karşı daha duyarlı hale geldikleri ve etkilerinin bu dönemde daha yoğun yaşadığı bilinmektedir.


b) Andtrostenol Kimyasalı ve İşlevleri


Andtrostenol salgısının diğerlerinden ayıran en önemli etken insan organizmasının normal işlevlerini farklılaştıran bir değişime sebep olmaktadır. Karşılıklı cinslerde derilerinde bulunan elektrik iletkenliğini farklılaştırmasıdır. Sebebi ise bireylerin derisinde bulunan nem oranı ile doğru orantılıdır. Bahsedilen pheromone hormonunu algılayan kişi terlemeye ve coşku duymaya başlar, bu durumda bireylerin derisinin nemlenmesine ve iletkenliğinin daha fazla artmasına neden olur, örnek olarak öpüşme yada cinsel birleşim olduğunda hissedilen duyguların daha yoğun bir şekilde yaşanmasına olanak sağlayabilir, Bu özel kimyasalın Adrostenon salgısında bulunduğu gibi daha çok erkeklerin bayanlar üzerine çekmesine imkan sağlar. Cinsellikte aktif bir yere sahip olduğu görüşü hakimdir.

c) Androstadiyenon Feromonu ve Etkileri


Koltuk altı feromonlarının sonuncusu olan Androstadiyenon salgısını üreten erkeklerin kadınlar tarafından daha çekici bulundukları ve onlara karşı hislerinin tetiklendiği gözlemlenmiştir, bu tür feromon hormonu salgılayan erkeklere kadınların yakınlık duyduğu örneğin; onlarla kucaklaşmak gibi hislerin yaşandığı gözlemlenmiştir. Fakat bu feromona verilen tepkilerin bulunduğu kontekste (bulunulan mekan-çevre) veya zamana göre değişebilirlik gösterdiği belirtilmiştir. Androstadiyenon feromonun diğer bir özelliği ise bu hormonu algılayan kadınlarda acı duygusuna karşı daha müsamahalı olduğu gözlemlenmiştir, bunun cinsellik için olduğu söylenebilir. Genellikle erkeklerin salgıladıkları bu Androstadiyenon pheromone bayanların cinselliğe olan bakış açılarında bir yumuşama ve eşlerine karşı tolerans sunması olasıdır.

2- Kasık ve Vajina Etrafında Salgılanan Feromonlar


Cinsellikte en önemli etkenlerden biri olan pheromonenin ifraz ettiği bazı noktalardan biri hatta en önemlisi de insanların vajina ve kasık bölgesinden salgıladığı feromonlardır. Bu hormonun seksüeliteyi dafa fazla etkilediği bilinmektedir, örnek olarak; cinsel birleşimlerde feromon hormonunun salgılanmasına bağlı olarak bu kimyasalı algılayan bir bireyin orgazm hissini diğerlerine oranla daha fazla yaşaması, öpüşme ve benzeri gibi cinsel aktivitelerin gerçekleşme sırasında yoğun olarak haz aldıkları söylenmektedir. Feromonların hayatımızdaki yeri ve öneminin büyük olması hislerimizin bir mesaj yoluyla karşı cinse iletilmesi ve netice olarak onların sergiledikleri tavırlar pheromone kimyasalının önemini vurgulamaktadır.

İnsanlarda üreme sonrasında ve üreme öncesinde bu hormonların daha aktif bir şekilde işlendiği görülmüştür, örneğin bir bayanın hamilelik zamanlarında salgıladığı bu pheromoneler sayesinde karşı cinse her zamankinden daha seksi ve çekici geldiği gözlemlenmiştir. Dişilerin bu dönemlerde daha duygusal ve daha narin olmaları bu tür kimyasalların salgılanması neticesine bağlandığı söylenmektedir.

3- Vomeronasal Organ (Feromonu Algılayan)


Hollandalı botanikçi ve anatomist Frederik Ruysch tarafından keşfedilmiş ve bir çok araştırmacı bilim insanlarınca halen araştırılan Vomeronasal (VNO) yada Jajobson organı.
İşlevleri ve özellikleri hakkında bilgiler şu şekildedir; kısa bir tanım olarak, salgılanan feromon kimyasallarının algılanarak beyne iletildiği özel bir duyusal algılama organıdır. İnsanlarda VNO organı hakkında bir çok eleştirisel konu çıksa da bunların büyük bir çoğunluğu VNO organının insanlar üzerinde varlığı ve işlevselliğidir. Kimyasal duyuların geçiş noktası olan vomeronasal organı hakkında diğer bir görüş ise yetişkin insanlarda bu özel VNO organının işlevselliği daha belirgin bir biçimde olduğudur.

İnsanlarda Feromon

Feromon Üzerinde Deney ve Gözlem


Amerikalı psikolog Martha McClintock Feromonlar üzerinde araştırma yapan ve bir çok ödül sahibi olan psikolog adet sonkronize teorisinde pheromones hakkında aşağıda bulunan bilgilere yer veriyor.

17 ve 22 yaş aralığında bulunan 135 bayan üniversite öğrencisi üzerinde yaptığı gözlemlemelerde şahıslardan adet gördüğü son günü ve sondan iki gün öncesini hafızalarında tutmalarını ister. Yapılan gözlemlemede bahsi geçin üniversite öğrencilerinin düzenli bir biçimde diyalog kurdukları hem cinsleri ve erkekler sorulmuştur, bu şekilde şahıslarla olan etkileşimin doğuracağı sonuçlarda gözlemlenmiştir.

Amerikalı psikolog Martha McClintock'un buradaki amacı bayanların sıklıkla etkileşim kurdukları grupları belirlemektir. Her şahıs genel olarak daha fazla zaman geçirdikleri grup içerisindedir, belirlenen grupların 5-10 kişilik kadın gruplardan oluştuğu gözlemlenmiştir.

Araştırma neticesinde bayanların adet döngülerinin bir başkasınınkinin ortalama 4 gün olacak biçimde sabitelendiğini gözlemleyerek raporlamıştır. Şöyle ki önceden ayın 5. günü dolaylarında adet görmeye başlayan bayanların adet görme günleri grubunkine orantılı olarak değişmiş ve örneğin 15. güne kaymaya başlamıştır. İlk başta adet döngüler arasındaki nüans 6,5 gün kadarken bu fark kimi gözlemlerde 4,5 güne değin azalmaktadır. Yani döngüler birbirleri ile senkonize olmaktadır. Martha McClintock daha azami erkekle daha fazla zaman geçiren kadınların adet döngülerinin kısaldığını teoriye etmiştir. Bu sonuçların ise insanlarda bulunan feromonların tesirine bağlamıştır.

Sonuç olarak; Feromonların insanlar üzerindeki etkinliği kanıtlanmıştır, özellikle cinsellik açısından tamamlayıcı bir özelliğe sahip olması, bazı kozmetik firmalarının ilgi odağı olmuş buna doğru orantılı olarak sentetik feromon kimyasallarından oluşan pheromone içerikli parfümler, deodorantlar, losyonlar, kolonyalar vb. gibi kozmetik ürünleri üreterek talep edilen müşterilerinin kullanımına sunmuşlardır.

Bu konu üzerinde önemli bir hatırlatma; Piyasada belirli bir miktarda bulunan bu tür parfümlerin içeriğinde feromon olduğunu vurgulayan bazı firmalar müşteri hassasiyetini göz önüne almadan feromonlu parfüm adı altında satışlarını gerçekleştirmektedir. Satın almadan önce güvenilir kaynaklardan geniş çaplı bir araştırma yapmanızı önemle tavsiye ederiz.